Nedir Yalın Altı Sigma?
Nedir Yalın Altı Sigma?
Bu soruya birçok cevap verilebilir, ancak genel kabul gören tanım şudur: Yalın Altı Sigma, bir kurumun iki önemli kabiliyeti geliştirmesi, içselleştirmesidir. Nedir iki kabiliyet?
Bu soruya birçok cevap verilebilir, ancak genel kabul gören tanım şudur: Yalın Altı Sigma, bir kurumun iki önemli kabiliyeti geliştirmesi, içselleştirmesidir. Nedir iki kabiliyet?
Günümüzün hızlı ve rekabetçi iş dünyasında şirketler her zaman üretkenliği artırmanın, gereksiz harcamaları azaltmanın, birinci sınıf ürün ve hizmetler sunmanın yollarını arıyor. Çevik Yalın Altı Sigma, bu hedeflere ulaşmada oldukça benimsenen iki yaklaşım olarak ortaya çıkmıştır.
Bu blog, Çevik yaklaşım ve Yalın Altı Sigma arasındaki sinerjiyi inceleyerek, entegrasyonlarının iş operasyonları yönetimine nasıl daha güçlü ve esnek bir strateji ile katkı yaptığını vurgulamaktadır.
Yalın Altı Sigma, başta üretim endüstrisi olmak üzere birçok sektörde büyük başarılar elde etmiş bir süreç iyileştirme metodolojisidir. Metodolojinin temel prensip ve araçlarını, hemen hemen her sektörde uygulayabilir ve başarılı sonuçlar elde edebilirsiniz.
Burada önemli olan, Yalın Altı Sigma metodolojisini sektörün ihtiyaçlarına ve süreçlerine uygun şekilde uyarlamak ve doğru stratejilerle uygulamaktır.
Kurumlarda güven ve bağlılık nasıl gelişir diye konuşuyorduk. Çok deneyimli bir yönetici dostumuz şöyle bir soru bıraktı ortaya: “Sizce güvene dayalı ilişkilerin hakim olduğu bir kurum Puzzle gibi mi olmalı, yoksa Lego gibi mi?” Sonra da devam etti: “Kurum kültürü konuşuyorsanız, önce buna karar vermelisiniz”
Kimin işe alınacağından, hangi tedarikçiyle çalışılacağına, fiyatların ne olacağından, ofis dekorasyonuna kadar her gün binlerce kurumda binlerce karar alınıyor.
Dünyanın daha hızlı döndüğü, veri içinde boğulduğumuz, değişkenliğin ve belirsizliğin tavan yaptığı puslu bir zamanda eski zamanlara göre hem daha fazla karar alınması gerekiyor hem de kararların ortalama ömrü kısalıyor.
Bir plana bağlı kalmaktansa değişimlere adapte olmayı önemseriz! Çevik manifestonun bu ana cümlesi bile bu durumun tespitinden başka bir şey değil aslında.
Peki durup hiç düşündünüz mü? Kurumunuzda kararlar nasıl alınıyor? Kararların ne kadar isabetli olduğu nasıl değerlendiriliyor? Ya da neyin isabetli bir karar olduğunun ölçüsü ne?
Günlük hayatımızda geçmişten günümüze verileri kullanarak kararlar veririz. Mesela dışarı çıkmadan önce gri ve yoğun bulutları görüyorsanız ne yaparsınız? Tabii ki yağmur yağma ihtimalinin yüksek olduğunu düşünür ve ona göre hazırlıklı bir biçimde dışarı çıkarsınız. Bu örnekte gri ve yoğun bulutları girdi olarak ele alıp, daha önceki tecrübelerinizle işlediğinizde çıktı olarak yağmur olasılığının yüksek olduğuna karar verdiniz. Yani elinizdeki verileri kullanıp bir sonraki kararlarınızı ona göre şekillendirdiniz.

Veri bilimi ile ilgili değişik tanımlar mevcuttur. Ama basit olarak veri bilimi, anlamlı iç görüler elde etmek amacıyla veriler üzerinde yapılan çalışmalara verilen addır. Veri bilimi analiz edilecek veri miktarına ve tipine göre amacına uygun matematik, istatistik, yapay zeka ve makine öğrenmesi ilke ve uygulamalarını bir araya getiren disiplinler arası bir yaklaşımdır.
“Scrum, rugby spor dalından gelen; bir takımın topu sahanın diğer ucuna doğru götürmek için birlikte çalışma yöntemine ait bir terimdir” tanımını yapıyor Scrum’ın yaratıcılarından Jeff Sutherland.
Scrum’ın çıkış hikayesi Jeff Sutherland’in Şelale (Waterfall) Metodu ile yönetilen projelerdeki gözlemlerine dayanıyor. Süreçlerin verimsiz ve yavaş ilerlemesi, hedef planlamadan sapmalar ve bütçe aşımları proje çıktılarının başarısız olmasına sebep olur. Scrum yaklaşımında işte bu hataları minimize edecek evrimsel, uyum sağlayabilen ve kendi kendisini düzelten sistemler yer almakta.
Yalın 6 Sigma
“Tankınız ne güçlü, generalim,
Siler süpürür bir ormanı,
Yüz insanı ezer geçer.
Ama bir kusurcuğu var:
İster bir sürücü.”
Alman şair ve tiyatro yazarı Berthold Brecht savaş karşıtı bu şiirinde savaşların sonuçlarından duyduğu endişeyi ortaya koyar. Fakat önemli bir unsura da vurgu yapar: “insan”. Sürücüsü olmayan bir tank ne işe yarar ki?
Bir sabah günün ilk ışıklarıyla şehrin hareketlenmeye başladığını düşünün. Bu yeni güne başlarken birçoğumuzun vazgeçilmezi, mis gibi kokan, tam kıvamında ve yoğun aromalı bir kahve! Yalın 6 Sigma
Yolunuzun üzerindeki bir kahve dükkanına giriyorsunuz ve Baristanız sizi tanıdık bir gülümsemeyle karşılıyor ve size soruyor: “Kahvenizi nasıl alırsınız?”
Bu basit gibi görünen sorunun arkasında “mükemmel kahve” beklentimizi karşılaması gereken süreç, diğer ürün ve hizmet süreçlerinde olduğu gibi karmaşık ve derin.
Beklentimiz bununla da bitmiyor. Mükemmel kahvenin kolay anlaşılan, iyi hazırlanmış bir menüden seçilmesi, kısa süre de bu kahvenin servis edilmesi gibi başka beklentilerimiz de cabası.
Müşteri olarak bu beklentilerimiz karşılanmadığında kahvenin tadı kaçabiliyor.
Tüm bu beklentileri karşılamak için, süreçlerin tanımlanmasında ve problemlerin çözümünde Yalın, Altı Sigma ve Yalın 6 Sigma araçlarını kullanmaya ne dersiniz? Bu sorunun yanıtını birlikte keşfedebilmek için, önce bu araçları kısaca tanıyalım: